BİRBİRİMİZDEN KALANLAR
11 Ekim 2026 · 2 dk okuma
Hayatımıza giren insanların bizde ne kadar yer edineceğini ilk tanıştığımızda bilemiyoruz. O gün sıradan bir günmüş gibi yaşanıyor. Konuşuyor, gülüyor, vedalaşıp evimize dönüyoruz. Aradan zaman geçtikten sonra dönüp baktığımızda ise o günü başka türlü hatırlıyoruz. Çünkü sonrasında yaşanacak onca şeyin başlangıcı olduğunu artık biliyoruz.
İnsan ilişkilerinin en tuhaf yanı da bu sanırım. Yıllardır tanıdığımız biriyle paylaşamadığımız şeyleri hayatımıza çok daha sonra giren birine anlatabiliyoruz. Onun yanında kendimizin hiç bilmediğimiz bir hâliyle karşılaşıyoruz. Unuttuğumuz heveslerimizi hatırlıyor, ertelediğimiz hayallerimizi yeniden ciddiye alıyoruz. Üstelik karşımızdaki insan bütün bunları yaptığının farkında bile olmayabiliyor. Bu da sevginin ve o bağın en saf hâli oluyor sanırım.
Birlikte geçirilen zamanın da kendine özgü bir birikimi var. Yarım kalmış konuşmalar, kimsenin anlamayacağı şakalar, durup dururken hatırlanan saçmalıklar, başkalarına anlatıldığında pek de komik gelmeyecek anılar... Bir süre sonra iki insanın arasında yalnızca onların bildiği ayrı bir dil oluşuyor. Bazen tek bir sözcük bile uzun uzun anlatılabilecek bir şeyin yerini tutuyor.
Elbette her şey güzel ilerlemiyor. Birbirimizi yanlış anladığımız, kırdığımız, hatta bir süre anlamakta zorlandığımız zamanlar oluyor. Çok sevdiğimiz insanların bizi hiç üzmeyeceğini düşünmek de biraz haksızlık. Sonuçta herkes kendi geçmişiyle, alışkanlıklarıyla, korkularıyla geliyor bir başkasının hayatına. Birbirimizi tanıdıkça bunlarla da karşılaşıyoruz. Kimi zaman aynı olaya bambaşka yerlerden bakıyoruz. Yine de birbirimizin hayatında kalmayı istememiz bütün bu farklılıklarla yaşamayı öğrenmemizi sağlıyor.
Geçenlerde birkaç yıl önceki hâlimi düşündüm. Bugün yaptığım işlerin, kurduğum hayallerin, hatta bazı şeylere verdiğim tepkilerin o zamankinden ne kadar farklı olduğunu fark ettim. Elbette insan yıllar içinde değişiyor. Fakat bu değişimin ne kadarının yalnızca bize ait olduğunu söylemek kolay değil. Okuduğumuz kitaplarda, verdiğimiz kararlarda, kendimize duyduğumuz güvende başka insanların da emeği bulunuyor.
Sanırım yaş aldıkça hayatımıza kimlerin girdiğinden çok kimlerin orada kalmasını istediğimizi daha iyi anlıyoruz ve geriye dönüp baktığımızda bazı karşılaşmalar için içimizden hâlâ aynı cümle geçiyor: İyi ki başımıza gelmişler.
ELİF İPEK BİLEK
- Deneme
- arkadaşlık
- dostluk
Yazar
Elif İpek Bilek
Roman, öykü ve çocuk kitapları yazan; iklim ve gıda üzerine çalışan yazar ve editör.
Elif İpek Bilek yazdı
Blogdan